1. Mobbing Nedir?
Kamu hizmetlerinin etkin, verimli ve tarafsız bir şekilde yürütülmesi, kamu görevlilerinin huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamında görev yapmalarına bağlıdır. Ancak uygulamada bazı kamu görevlilerinin sistematik baskı, dışlama, yıldırma ve psikolojik taciz niteliğindeki davranışlara maruz kaldıkları görülmektedir. Literatürde “mobbing” olarak ifade edilen bu olgu, çalışanların mesleki itibarını, psikolojik sağlığını ve çalışma performansını olumsuz etkileyebilmektedir.
Mobbingin (Psikolojik taciz) ne yazık ki sadece özel sektörde değil; kamu kurum ve kuruluşlarında son derece yaygın olduğu bilinen bir gerçektir.
Kamu görevlisinin maruz kaldığı mobbing genelde hiyerarşi ilişkisinden kaynaklanmakta olup yargı kararlarına konu olan psikolojik taciz (mobbing) davranışlarından bazıları ise şunlardır:
- Psikolojik taciz mağdurunun çok kısa sürede çok fazla yer değiştirmek suretiyle görevlendirilmesi,
- Uyarı, itham ve kırıcı üsluplarla baskılara maruz bırakılması,
- Amir tarafından “sorun çıkaran, uyumsuz, sevilmeyen ve kavgacı biri” olarak suçlanması,
- Bir başka personelin yapması gereken işleri sık sık mağdura verilmesi,
- Aynı pozisyonda olan diğer çalışanlara anahtar ve şifreler verildiği halde mağdura verilmemesi,
- İşyeri içindeki diğer çalışanlardan soyutlanması,
- Peş peşe disiplin soruşturmaları açılarak savunma istenmesi ve disiplin cezaları verilmesi,
- İzinli olduğu dönemlerde yapılması gereken işlerin yerine getirilmemesinden ya da aksamasından sorumlu tutulması,
- Amirleri tarafından yüksek sesle çağrılarak sözlü saldırılara ve hakaretlere maruz bırakılması, kişilik haklarının çiğnenmesi, çalışma arkadaşları arasında küçük düşürülmesi vb. hareketler sayılabilmektedir.
Bir davranışın mobbing olarak değerlendirilebilmesi için;
- Süreklilik göstermesi,
- Sistematik bir şekilde uygulanması,
- Kişiyi yıldırma veya dışlama amacı taşıması,
- Çalışanın mesleki ve psikolojik bütünlüğünü olumsuz etkilemesi gerekmektedir.
2.Kamu Görevlilerinin Görev Değişikliği ve İdarenin Takdir Yetkisi
İdarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görev yerini veya görevini değiştirme konusunda belirli ölçüde takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu yetki sınırsız değildir. İdari işlemler kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edilmek zorundadır.
Bir görev değişikliği işleminin hukuka uygun kabul edilebilmesi için;
- Kamu yararına dayanması,
- Hizmet gereklerinin bulunması,
- Objektif ve makul nedenlerle yapılması,
- Kişisel husumet veya cezalandırma amacı taşımaması,
gerekmektedir.
Görev değişikliği işleminin görünürde hizmet gereklerine dayansa bile gerçekte mobbing amacı taşıdığı veya mobbing sürecinin bir parçası olduğu ispatlandığında idari işlem hukuka aykırı hale gelebilmekte olup dava açılması halinde iptali gündeme gelebilmektedir.
3. Görev Değişikliğinin Mobbing Aracı Olarak Kullanılması
Kamu kurumlarında görev değişikliği bazen personelin cezalandırılması, etkisiz hale getirilmesi veya istifaya zorlanması amacıyla da kullanılabilmektedir. Özellikle;
- Uzmanlık alanıyla ilgisiz görevlere atanma,
- Yetki ve sorumlulukların azaltılması,
- Kariyer gelişimini engelleyen görevlere verilme,
- Uzak veya çalışma koşulları ağır birimlere gönderilme,
- Asılsız iddialarla disiplin soruşturması açma,
gibi uygulamalar mobbing kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Bu tür durumlarda görev değişikliği işlemi, şeklen hukuka uygun görünse bile maksat yönünden sakat hale gelmektedir. İdari işlemlerde maksat unsurunun hukuka aykırı olması, işlemin iptal edilmesini gerektiren önemli sebeplerden biridir.
4. Yargısal Denetim ve İptal Davası
Mobbing nedeniyle gerçekleştirilen görev değişikliği işlemlerine karşı kamu görevlileri idare mahkemelerinde iptal davası açabilmektedir.
Yargı kararlarında, memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu, ancak sözü edilen takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu yerleşmiş yargısal içtihatlarla benimsenmiştir.
5. İspat Sorunu ve Deliller
Mobbing vakalarının en önemli yönlerinden biri ispat güçlüğüdür. Çünkü psikolojik taciz çoğu zaman açık emir ve talimatlarla değil, dolaylı davranışlarla gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle;
- Elektronik posta yazışmaları,
- Resmî yazılar,
- Görev dağılım çizelgeleri,
- Tanık anlatımları,
- Sağlık raporları,
önemli delil niteliği taşımaktadır.
Mahkemeler, olayların bütününü değerlendirerek sistematik baskı ve yıldırma unsurunun varlığını araştırmaktadır.
6. Sonuç
Kamu görevlilerinin mobbinge maruz kalmaları sonucunda gerçekleştirilen görev değişiklikleri, idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilemez. İdari işlemlerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olması zorunludur.
Görev değişikliğinin psikolojik taciz amacıyla yapıldığının veya mobbing sürecinin bir parçası olduğunun ortaya konulması halinde işlem hukuka aykırı hale gelir ve iptali gerekir. Bu nedenle idarenin personel yönetiminde objektiflik, eşitlik ve hukuka bağlılık ilkelerine uygun hareket etmesi; yargı mercilerinin de mobbing iddialarını titizlikle değerlendirmesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.
